Bir mühendisin hayalindeki Türkiye

Şirketimizin ilham kaynağı olan Durmuş Çalışkan, Türkiye’nin en başarılı mühendislerinden biri olarak ömrü boyunca bilim, teknoloji, sanat ve kültür alanında insanlığın ortak birikimine katkı yapan bir Türkiye hayali kurdu. Bu uğurda mesleki çalışmaları ve azmiyle gençlere ilham kaynağı olarak ülkemizin mühendislik disiplini aracılığıyla gelişmesi için önemli faaliyetlerde bulundu. Durmuş Çalışkan’ın birinci gündem maddesi eğitimdi, bu yüzden etrafındaki insanların iyi eğitim almaları ve kendilerini yetiştirmeleri için çaba göstermeyi hiç bırakmadı. Karşılıklı anlayış ve hoşgörüyle kurulmuş bir toplum hayali vardı. İnsanların özgürlükçü bir bilim ve kültür ortamında yaratıcılıklarıyla dünyanın geleceğine katkı yaptığı bir Türkiye düşledi, bu uğurda çalıştı. Durmuş Çalışkan Vakfı, vefatının ardından bu büyük mühendis ve kanaat önderinin hayali için çalışmaya devam ediyor.

  • Ülkesine ve insanlığa adanan bir ömür

    Durmuş Çalışkan, 1950 yılında Bayburt’un Paynık (Erikdibi) köyünde doğdu. İlkokuldaki üstün başarısı öğretmeninin dikkatini çekti ve ortaokul eğitimine devam etmek için ailesiyle beraber İstanbul’a taşındılar. Mühendisliğe olan ilgisi yüzünden Sultanahmet Sanat Okulunda teknik resim eğitimi gördü. Lise eğitiminin ardından Yıldız Teknik Üniversitesi makine bölümüne birincilikle girdi. Durmuş Çalışkan, meslek hayatı boyunca kendi geliştirdiği makineler imal etti. Tersane makineleri, vinçler, mermer kesme makineleri gibi önemli sanayi bileşenlerini özgün tasarımlarla ülkemize ilk kazandıran isimlerdendi. Hayatı boyunca toplumla yakından ilgilenip birçok insanı eğitim konusunda teşvik ederek onlara destek oldu. İş hayatından çekildiği 1998’den vefat ettiği 2018 yılına kadar kendisini sosyal faaliyetlere, gençlerin eğitimine ve özellikle Cezeri çalışmalarına adadı.

  • Modern Cezeri

    Durmuş Çalışkan, 1200’lü yıllarda Artuklu Devleti’nin baş mühendisi olan Cezeri ve onun büyük eseri Kitab’ül Hiyel hakkında en geniş çalışmayı yapan bir bilim insanıdır. Kendisinden önce Cezeri’nin makinelerinin bir kısmı incelenmiş, bir kısmı ise yanlış anlaşılmıştı. Çalışkan, tıpkı Cezeri gibi düşünerek onun bütün makinelerini çözdü ve günümüzde aynı mekanik prensiplere göre tekrar üretilebilmesi için modern projelerini çizdi. Ünlü bilim tarihçisi mühendis Atilla Bir, Durmuş Çalışkan için “Modern Cezeri” tabirini kullanır. Çünkü Çalışkan, rüyalarında bile Cezeri’yi görür, makinelerini çözerken adeta Cezeri’nin zihninde yolculuk yapardı. Cezeri, Durmuş Çalışkan için bir ilham merkeziydi; onun renkli dünyasını günümüze taşıyarak mühendislik ve mekanik eğitimi için genç dimağlara hem özgüven hem de pedagojik zemin aşılamayı amaçladı.

  • Durmuş Çalışkan Vakfı eğitimi destekliyor

    Durmuş Çalışkan’ın gençlerin eğitimine verdiği önemden yola çıkarak, onun hatırasını yaşatmak ve ondan aldığımız ilhamı toplumla paylaşmak için Durmuş Çalışkan Vakfı’nı kurduk. Vakfımız, Durmuş Çalışkan’ın bilimsellik ve akılcılık prensiplerine bağlı olarak ülkemizin bilimsel birikimini genişletmek için eğitimi desteklemektedir. Geleceğin Cezeri’lerini ortaya çıkaracak ilham verici projelerin yanı sıra lise, üniversite, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine sunulan başarı bursları ile idealist öğrencilere azimle çalışmaları konusunda teşvik edici destekler sunulmaktadır. Durmuş Çalışkan Vakfı’nın eğitim alanındaki desteklerinin bir başka kolu ise kütüphane içeriğidir. Ülkemizdeki kütüphane koleksiyonu oluşturmakta zorlanan okulların, öğrenci yurtlarının ve kütüphanelerin ihtiyaç duydukları kitapları temin ederek bu kurumlara özenle ulaştırılmasını sağlamaktır.

    Vakfımız hakkında detaylı bilgi almak ve desteklere başvurmak için tıklayınız.

  • Okan Koraltan İstanbul Cezeri Müzesi İnşaat Mühendisi

    İyi eğitimin olmadığı bir ülkede iyi bir mühendis olmak zor. Oysa mühendis dediğin, toplumun, düzenin temeli, matematiği, ilk verisi, testi, dinamiğidir. Öğretilmeyeni keşfeden, eksik bırakılanı tamamlayan ve onu gelecek nesiller için var etmeyi başarmış nadir mühendislerden birini geç de olsa tanımış olmak güzeldi. Bitmemiş, yarım kalmış tüm sohbetler için derin bir hüzünle, hürmetlerimle, elveda…